|
1981 yılında
İstanbul’da doğdum.
İlk ve orta
öğrenimimi yine İstanbul’da tamamladım.
1998 yılında
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim
Öğretmenliği Seramik Ana sanat Dalı’na girmeye hak
kazandım.
Eğitim
sürecim boyunca, Şerif Günyar Seramik Atölyesi’nde
seramik, Erol-Ümran Bulut Resim Atölyesi’nde resim
eğitim aldım.
2001, 2002 ve
2003 yılları boyunca, Ressam Vicdan Nalbur Taşdemir
yönetiminde kurulmuş olan, Marmara Üniversitesi Dans
Tiyatrosu ve Drama Topluluğu'nda, yönetmen
yardımcılığı ve yönetmenlik yaptım.
2002 yılında
kişisel bir resim atölyesi açtım. Burada resim ve
heykel çalışmalarımın yanında, özel olarak resim ve
sanat tarihi dersleri verdim.
2003 yılında,
mezun olduktan sonra, uzun bir süre, resimde
deformasyon ve mekânsızlık üzerinde çalışmalar
yaptım.
2006 yılı
içinde, senaryosunu yazdığım ve yönettiğim, kısa
metraj film projelerim oldu.
"1/5" isimli
kısa filmim ile 5. İKFD 'Kadın' konulu kısa film
yarışmasında 4.'lük ödülüne sahip oldum.
Halen,
atölyemde resim, heykel ve kısa film çalışmalarıma
devam ediyorum.
Galerilerin
maddi kaygılarından duyduğum rahatsızlık dolayısıyla,
her hangi bir yerde sergi açmıyorum. Ama bunun
dışında, sanal olarak, birçok online resim ve sanat
sitelerinde kişisel resim sergilerim devam etmekte.
Hayatım
boyunca, harekete diğer değerlerden daha çok önem
verdim ve yaptığım
çalışmalarda da
hareketi ön plana çıkartmaya çalışıyorum.
Bozuk bir
profesyonellik yerine, pişmemiş amatörlüğün daha
doğru olduğunu düşünüyorum ve eğitimime har hangi
bir şekilde devam etmeyi planlamıyorum.
“Kendine ait
bir şeyin olsun. Ruhunu doyuran ve içinde saklı ne
varsa
çıkartmaya yeten”…
ÇALIŞMA
TEKNİĞİM:….
Kullandığım genel
teknik tuval üzerine duvar yağlı boyası. Bildiğiniz,
kapıları boyadığımız yağlı boya.
Bu tekniği seçtim
çünkü,
Duvar yağlıboyası
zamanla eskiyor, sararıyor. Üzerine yat vernik
sürdüğünüzde resmin ömrü artıyor ve sararmalar,
yumuşak bir görüntü oluşturuyor.
Fotoğraflanması
parlama yönünden zor elbet ancak, çıkan sonuç
kesinlikle çok daha dayanıklı.
Bu teknikle
tuval’e bağımlılığınız da kalkıyor. Özellikle tahta
veya duralit üzerine çalıştığınızda, zeminin dokusu
da resme ekleniyor.
Tercih ettiğim
diğer bir teknik ise, soft pastel. Kraft kâğıt
üzerine sadece parmaklarımı kullanarak çalışıyorum.
Bu malzemenin kendine has bir akışı var.
Ben olabildiği
kadar netlikten uzak durmaya ve flu görüntüyü
yakalamaya çalışıyorum.
Resimleri
koruyabilmek için fixativ kullanılabilir elbette ama,
bilinen saç sipreyleri de aynı görevi görüyor. Hem
de hoş kokuyor.
Eskiz yaparken
kesinlikle yağlı boyanın kardeşi olarak gördüğüm tam
yağlı pastel kullanıyorum.
Ressamların
bilinen genel tavrının dışında, ben eskiz yapmadan
asla tuvalin başına geçmiyorum. Bu, planların suya
düşmemesi ve tabiî ki malzemenin harcanmaması
kaygısıyla olabilir.
Genelde büyük
ebatta çalışmayı seviyorum. Tek bir figür
kullandığım için, resim ne kadar büyük olursa, o
kadar heyecan veriyor bana. |